Kira hukuku, kiraya veren ile kiracı arasında kurulan kira sözleşmesinden doğan hak ve yükümlülükleri düzenleyen, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olan özel hukuk dalıdır. Bu hukuk dalı, kira konusu taşınır veya taşınmaz malın kullanımına ilişkin hükümleri, sözleşmenin kurulması, devamı ve sona ermesi süreçlerini kapsar. Kira ilişkisi, hem kiralayan (mal sahibi) hem de kiracı için önemli hak ve yükümlülükler doğurur. Kira hukuku, ekonomik hayatın en yaygın sözleşmelerinden biridir ve toplumsal yaşamı doğrudan etkileyen bir alan olarak büyük önem taşır.
Türk Borçlar Kanunu, kira hukukunu detaylı şekilde düzenlemiş ve özellikle kiracıyı koruyucu hükümler öngörmüştür. Konut ve işyeri kiralarında kiracının korunması ilkesi oldukça belirgindir. Vinçoğlu Hukuk Bürosu olarak, kira sözleşmelerinin hazırlanmasından dava süreçlerine kadar bu alanda kapsamlı hukuki destek sunmaktayız.
Kira Hukuku Nedir?
Kira Hukuku, bir malın geçici olarak kullanılması veya kullanma ile birlikte yararlanılması için yapılan kira sözleşmelerinden doğan hak ve borçları düzenler. Kira sözleşmesinin iki temel unsuru vardır:
- Kiraya verenin, kira konusu malın kullanım hakkını (veya kullanım ve yararlanma hakkını) kiracıya devretmesi.
- Kiracının, bu hak karşılığında kararlaştırılan kira bedelini ödeme yükümlülüğü.
Türk Borçlar Kanunu’nda kira sözleşmeleri üç ana gruba ayrılır:
- Konut ve çatılı işyeri kiraları
- Ürün kiraları
- Diğer taşınır ve taşınmaz kiraları
Kira hukuku, sosyal yaşamda çok sık karşılaşılan uyuşmazlıkları düzenler. Özellikle kira artışları, tahliye davaları, kira tespit davaları bu alandaki başlıca hukuki uyuşmazlıklardır. Kira sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu uyarınca şekil serbestisine tabi olup herhangi bir şekle bağlı değildir. Kiraya veren ve kiracı taraf arasındaki sözleşme, sözlü şekilde yapılmış olsa dahi aralarındaki kira ilişkisi geçerlidir. Ancak yazılı sözleşme ispat kolaylığı için son derece önemlidir; taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda delil niteliği taşır.
Kira Sözleşmesinin Unsurları ve Türleri
Kira sözleşmesi, taraflar arasında borç ilişkisi doğuran ve iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Temel özelliği, kiraya verenin bir malı kullanma hakkını kiracıya bırakması ve kiracının bunun karşılığında kira bedelini ödemeyi üstlenmesidir.
Kira Sözleşmesinin Unsurları
Bir kira sözleşmesinin varlığı için şu unsurlar gereklidir:
- Tarafların karşılıklı olarak anlaşması
- Kiraya verenin, malı kullanma veya yararlanma hakkını kiracıya devretmesi.
- Kiracının kira bedelini ödeme borcu.
- Kiralananın belirli olması (taşınır veya taşınmaz).
- Kullanım süresi (belirli veya belirsiz).
Konut ve Çatılı İş Yeri Kiraları
Türk Borçlar Kanunu, konut ve çatılı işyeri kiralarını ayrı bir bölümde düzenlemiştir. Özellikleri:
- Kiracı, daha kapsamlı korumaya sahiptir.
- Kira artışları sınırlandırılmıştır.
Özellikle işyeri kiraları, ticari hayatta büyük önem taşır.
Ürün Kirası
Ürün kirası, kiralanan taşınmazdan elde edilen ürünün kiraya verilmesidir. Örneğin:
- Tarla kiralamak ve mahsul almak.
- Bahçe, meyve bahçesi gibi yerlerin kiralanması.
Kira bedeli, bazen para yerine ürün olarak ödenir.
Taşınır ve Taşınmaz Kiraları Arasındaki Farklar
- Taşınmaz kiraları genellikle tapuya şerh edilebilir.
- Taşınır kiralarında tapu kaydı gerekmez.
- Taşınmaz kira ilişkileri daha uzun süreli olur ve sosyal etkileri büyüktür.
Kira Sözleşmesinin Şekil Şartları
Kira sözleşmeleri, yazılı veya sözlü şekilde yapılabilir. Yazılı sözleşme, özellikle ispat kolaylığı açısından önemlidir.
Yazılı Kira Sözleşmesi
Yazılı sözleşme, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça ortaya koyar. Avantajları:
- Kira bedeli, ödeme şekli, depozito gibi konular netleşir.
- Olası uyuşmazlıklarda delil oluşturur.
- Kira artışı gibi konular yazılı olarak kararlaştırılır.
Sözlü Kira Sözleşmesi
Türk Borçlar Kanunu’na göre kira sözleşmesi sözlü olarak da geçerlidir. Ancak sakıncaları vardır:
- Taraflar arasında uyuşmazlık olması halinde ispat güçleşir.
- Kira bedeli gibi konular belirsiz kalır.
Bu nedenle kira sözleşmesinin yazılı yapılması her zaman tavsiye edilir.
Kira Sözleşmesinin İspatı
Hukuken kira sözleşmesi ispatlanabilir olmalıdır. Özellikle:
- Yazılı sözleşme varsa belge delil olarak sunulur.
- Sözlü sözleşmede başlangıç ve süresi yönünden tanıkla ispat mümkündür. (İspat için elektrik, doğalgaz ve su abonman tarihlerden de yararlanılabilir).
- Banka dekontları kira ödendiğinin delili sayılır.
Özellikle yüksek meblağlı taşınmaz kiralarında ispat güçleşir, yazılı belge olması hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.
Kira Bedeli ve Artış Şartları
Kira sözleşmesinin en önemli unsurlarından biri kira bedelidir. Kira bedeli, kiralananın kullanım hakkı karşılığında kiracının kiraya verene ödediği bedeldir. Bedelin belirlenmesi, ödeme şekli ve artış oranları kira hukukunda sıkça uyuşmazlık konusu olur.
Kira Bedelinin Belirlenmesi
Taraflar kira bedelini serbestçe belirleyebilir. Ancak:
- Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı koruma ilkesi gereği sınırlamalar vardır.
- Kiralananın emsal değerleri, konumu ve kullanımı önem taşır.
- Ürün kiralarında kira bedeli olarak taraflar ürünün belli bir oranı olarak da kararlaştırabilirler.
- Kiraya verenin tek taraflı kira bedelini artırma hakkı yoktur. Kira bedelinin değişmesi için ya sözleşmeye hüküm konulması ya da dava açılmalıdır.
Kira Artış Oranları
Türk Borçlar Kanunu, kira artışını kiracı lehine sınırlandırmıştır:
- Yıllık Artış Sınırı (İlk 5 Yıl), konut ve çatılı işyeri kiralarında, sözleşmede kira artışına ilişkin bir hüküm bulunsa dahi, bu artış oranı Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 12 aylık ortalamayı geçemez.
- Sözleşmede Hüküm Olmasa Dahi, Taraflar arasında artış oranı kararlaştırılmamışsa, yine TÜFE 12 aylık ortalaması esas alınarak kira artışı yapılabilir.
- Kira ilişkisi beş yıl sürdükten sonra taraflardan biri, kira bedelinin emsallere göre adil şekilde yeniden belirlenmesi için mahkemeye başvurabilir. Bu durumda hâkim; TÜFE oranları, emsal kiralar, kiralananın durumu gibi kriterleri dikkate alarak yeni kira bedelini belirler.
- Kira ilişkisi 10 yılı aşarsa, artık taraflar her kira yılı sonunda haklı sebep aranmaksızın kira bedelinin yeniden belirlenmesini talep edebilir (TBK m. 344/3).
ÜFE ve TÜFE’nin Etkisi
Önceden ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi) baz alınırken, yeni düzenlemelerle TÜFE esas alınmıştır. Özellikleri:
- TÜFE ortalaması, yıllık kira artışında üst sınırdır.
- Kiraya veren, TÜFE’nin üstünde artış talep edemez.
- Bu sınırlama, özellikle konut kiralarında kiracıyı korumaya yöneliktir.
Örneğin, önceki yıl kira bedeli 20.000 TL ise ve TÜFE artış oranı %50 ise yeni kira bedeli en fazla 30.000 TL olabilir.
Kira Sözleşmesinin Süresi ve Yenilenmesi
Kira sözleşmesinin süresi, kiraya veren ile kiracı arasındaki ilişkinin devamlılığını belirler. Süre, kira ilişkisinin türüne göre değişebilir.
Belirli Süreli Kira Sözleşmesi
Belirli süreli kira sözleşmesi:
- Bitiş tarihi önceden belirlenir.
- Süre bitince ayrıca bir fesih bildirimi gerekmeden kendiliğinden sona erer.
- Ancak taraflar süre sonunda kiracı kullanmaya devam eder ve kiraya veren itiraz etmezse sözleşme aynı şartlarla bir yıl daha uzamış sayılır , sözleşme aynı şartlarla uzar.
Örneğin; 1 yıllık kira sözleşmesi süre sonunda sona erer. Kiracı kalmaya devam ederse kira sözleşmesi belirsiz süreli hâle gelir.
Belirsiz Süreli Kira Sözleşmesi
Belirsiz süreli kira sözleşmesinde:
- Süre belirlenmemiştir.
- Kiracı veya kiraya veren belirli fesih sürelerine uyarak sözleşmeyi sona erdirebilir.
- Fesih bildirim süreleri Borçlar Kanunu’na tabidir.
Örneğin; belirsiz süreli kira sözleşmesinde kiraya veren, yazılı fesih bildirimini en az 3 ay önceden yapmak zorundadır.
Otomatik Yenileme ve Uzama Süresi
Türk Borçlar Kanunu’na göre:
- Belirli süreli kira sözleşmesi, sürenin sonunda kiracı boşaltmadığı sürece aynı şartlarla bir yıl uzar.
- Kiraya veren, kira ilişkisinin başlangıcından itibaren on yıllık uzama süresi dolduktan sonra, her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce yazılı bildirimde bulunmak suretiyle, kira sözleşmesini sebep göstermeksizin sona erdirebilir.
- Fesih bildirim süresi en az 3 aydır.
Bu hüküm, kiracının konut ve işyeri güvenliğini sağlamaya yöneliktir. Özellikle konut kiralarında kiracının korunması esastır.
Kiraya Verenin Hak ve Yükümlülükleri
Kira sözleşmesi yalnızca kiracıya değil, kiraya verene de önemli yükümlülükler yükler. Kiraya veren, kiralananı kiracıya kullanıma uygun hâlde teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumu sürdürmekle yükümlüdür.
Teslim Borcu
Kiraya veren, kiralananı:
- Kararlaştırılan tarihte kiracıya teslim etmelidir.
- Kiralanan, sözleşmedeki amaca uygun kullanılabilir durumda olmalıdır.
- Kiralananın kullanım amacını ciddi şekilde etkileyen ayıp varsa, kiracı TBK m. 307 uyarınca kira bedelinde orantılı indirim talep edebilir. Ayrıca ayıp giderilmezse fesih hakkı da saklıdır.
Örneğin; kiralanan dairenin su tesisatı çalışmıyorsa teslim borcu tam yerine getirilmemiş demektir.
Bakım ve Onarım Borcu
Kiraya verenin sorumlulukları şunlardır:
- Kiralananın ana yapısını ilgilendiren büyük onarımları yapmak.
- Isıtma sistemi, elektrik tesisatı gibi temel unsurları çalışır durumda tutmak.
- Küçük onarımlar (ampul değiştirmek, musluk contası gibi) kiracıya aittir.
Büyük bakım giderlerini kiracıya yüklemek geçerli değildir.
Kiralananın Ayıplı Olması
Kiralanan ayıplı ise kiracının hakları:
- Kira bedelinde indirim istemek.
- Sözleşmenin feshi.
- Ayıbın giderilmesini talep etmek.
- Kiralananın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesini talep etmek.
Kiracının Hak ve Yükümlülükleri
Kiracının kira ilişkisi süresince birtakım yükümlülükleri vardır. Kiracı yalnızca kira bedelini ödemekle kalmaz, kiralananı özenle kullanmak ve sözleşmeye uygun davranmak zorundadır.
Kira Bedelini Ödeme Borcu
Kiracı:
- Kira bedelini zamanında ve eksiksiz ödemek zorundadır.
- Ödeme süresi sözleşme ile belirlenmemişse her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür.
- Kira bedelini banka kanalıyla ödemek ispat açısından önemlidir.
Kira bedelinin ödenmemesi tahliye davasına sebep olabilir.
Kiralananı Kullanma Yükümlülüğü
Kiracı:
- Kiralananı sözleşmeye uygun şekilde kullanmakla yükümlüdür.
- İzinsiz değişiklik yapamaz (duvar yıkmak, tesisat değiştirmek gibi).
- Komşulara zarar verecek şekilde taşınmazı kullanamaz.
Aykırı kullanım tahliye nedeni oluşturur.
Kiralananın Durumunu Koruma Borcu
Kiracı, kiralananı:
- Özenle korumalıdır.
- Olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmalardan sorumlu değildir.
- Zarar verirse onarmak veya tazmin etmek zorundadır.
Örneğin; Kiracı, kiraya verenin rızası olmadan duvarı delip zarar vermesi hâlinde zarar tazmini gerekir.
Depozito (Güvence Bedeli) Uygulaması
Depozito, kiraya verenin kiralananı koruma amacıyla aldığı teminat niteliğindedir. Kiracının kira sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde kiraya veren bu bedelden zararını karşılayabilir. Özellikle konut ve işyeri kiralarında depozito uygulaması oldukça yaygındır.
Depozitonun Miktarı
Türk Borçlar Kanunu’na göre:
- Depozito bedeli, en fazla 3 aylık kira bedeli kadar olabilir.
- Daha yüksek depozito belirlemek kanunen geçersizdir.
- Depozito kira sözleşmesinde açıkça belirtilmelidir.
Örneğin; kira bedeli 10.000 TL ise depozito en fazla 30.000 TL olabilir.
Depozitonun İadesi
Sözleşme sona erdiğinde:
- Kiralananda zarar yoksa depozito aynen iade edilir.
- Zarar varsa, kiraya veren depozitodan tamir ve onarım masrafları mahsup edilebilir.
- Depozitonun iadesi için kiralananın kontrolü yapılır ve tutanak tutulması ispat açısından önemlidir.
Banka Blokesi Şartı
Türk Borçlar Kanunu, kiraya verenin depozitoyu kendi elinde tutmasını engellemiştir. Şartlar:
- Depozito, kiracının adına açılan vadeli banka hesabına yatırılmalıdır.
- Banka, kiraya verenin onayı olmadan depozitoyu kiracıya ödeyemez.
- Sözleşmenin sona ermesinden itibaren 3 ay içerisinde kiraya veren dava açmazsa, banka güvenceyi kiracının talebi üzerine iade etmekle yükümlüdür.
Bu düzenleme, kiracının parasını korumayı amaçlar. Özellikle uzun süreli kiralamalarda önemli bir güvence sağlar.
Tahliye Sebepleri ve Davaları
Kira ilişkisi süre bitimi, kiracının yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya kiraya verenin ihtiyaçları gibi nedenlerle sona erdirilebilir. Tahliye davaları, kira hukukunun en sık karşılaşılan ve en önemli dava türlerinden biridir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliye
Kiraya veren, taşınmaza kendisi, eşi, çocukları veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ihtiyacı için tahliye isteyebilir. Şartları:
- Gerçek ve samimi bir ihtiyaç olmalıdır.
- Mahkemede bu ihtiyaç ispatlanmalıdır.
- Dava, kira döneminin bitiminden itibaren bir ay içinde açılmalıdır.
İhtiyaç tahliyesi sonrası kiraya veren, taşınmazı 3 yıl süreyle başka birine kiralayamaz.
Tahliye Taahhütnamesi
Kiracı, kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak taahhüt ederse:
- Taahhüt, kira sözleşmesi imzalandıktan sonraki bir tarihte imzalanmış olmalıdır.
- Belirli ve kesin bir tarih belirtilmelidir.
- Kiraya veren, belirtilen tarihten itibaren 1 ay içinde icra takibi başlatabilir veya tahliye davası açabilir.
Bu taahhüt, kiraya verenin tahliye davasını kolaylaştırır.
Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle Tahliye
Kiracı kira bedelini ödemezse:
- Kiraya veren, iki haklı ihtar gönderdikten sonra tahliye davası açabilir.
- Veya 30 günlük ödeme süresi verilerek icra takibi başlatılabilir.
- Süre sonunda ödeme yapılmazsa kiracının tahliyesi sağlanabilir.
Bu tahliye yolu en sık başvurulan yöntemlerden biridir.
Kiracının Davranışları Nedeniyle Tahliye
Kiracı;
- Kiracı kiralanana kasten ağır bir zarar vermişse,
- Kiracının davranışları kiraya veren veya komşular için artık çekilmez bir hal almışsa (örneğin şiddet, tehdit, aşırı gürültü)
Kiraya veren, sözleşmeyi haklı nedenle feshedebilir ve tahliye davası açabilir. Bu davada kiraya veren, kiracının kusurlu davranışlarını ispatlamak zorundadır.
Kira Tespit Davaları
Kira Tespit Davaları, kira hukukunun en önemli ve sık başvurulan dava türlerinden biridir. Özellikle uzun süreli kira ilişkilerinde, kira bedelinin piyasa koşullarına uygun hâle getirilmesi için açılır. Amaç, kira bedelinin adil bir seviyeye çekilmesidir.
Kira Bedelinin Uyarlanması
Türk Borçlar Kanunu’na göre:
- Beş yıldan uzun süren kira ilişkilerinde, kira bedeli hâkim tarafından yeniden belirlenebilir.
- Beş yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde, olağanüstü ekonomik koşulların varlığı hâlinde uyarlama davası açılabilir.
- Mahkeme; emsal kiralar, taşınmazın konumu, ekonomik göstergeler gibi kriterleri dikkate alır.
Kira Bedelinin İndirilmesi veya Artırılması
Kira tespit davaları, hem kiracı hem de kiraya veren tarafından açılabilir:
- Kiracı, aşırı yüksek kira bedelinin düşürülmesini talep edebilir.
- Kiraya veren, düşük kalan kira bedelinin artırılmasını isteyebilir.
Davada önemli kriterler:
- Emsal kira bedelleri
- TÜFE oranları
- Taşınmazın özellikleri ve kullanım amacı
Kira Tespit Davasının Şartları
Kira tespit davası açılabilmesi için:
- Sözleşmenin devam ediyor olması gerekir.
- Davacı tarafın kira bedelinin adil olmadığını iddia etmesi gerekir.
- Dava, yeni kira dönemi başlamadan en geç 30 gün önce açılırsa ya da kiraya veren ihtar gönderirse, mahkemece belirlenen bedel o yeni kira döneminden itibaren geçerli olur. Aksi durumlarda karar yalnızca sonraki dönem için uygulanır.
Kira Hukukunda Görevli Mahkemeler ve Başvuru Yolları
Kira hukuku davalarında görevli mahkeme ve başvuru yollarının doğru seçilmesi, dava sürecinin hızlı ve hukuka uygun yürütülmesi için büyük önem taşır.
Görevli Mahkemeler
- Sulh Hukuk Mahkemesi:
- Kira tespit davaları
- Tahliye davaları
- Depozito iadesi davaları
- Asliye Hukuk Mahkemesi:
- Tapu iptal ve tescil ile bağlantılı kira davaları
- Büyük meblağlı zarar tazminatları
Yetkili mahkeme, kiralananın bulunduğu yer mahkemesidir.
Başvuru Yolları
Yerel mahkeme kararlarına karşı başvuru yolları:
- İstinaf: Bölge Adliye Mahkemesi’nde yapılır.
- Temyiz: Yargıtay’a başvurulabilir (belirli değerin üzerindeki davalar için).
- Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvurusu: Mülkiyet hakkının veya adil yargılanma hakkının ihlali iddiasıyla yapılabilir.
Özellikle kira tespit davalarında karar kesinleşmeden icra takibi yapılamaz.
Arabuluculuk Şartı
Türk hukukunda kira davaları için zorunlu arabuluculuk getirilmiştir:
- Tahliye, kira tespiti ve kira alacağı davalarında önce arabulucuya başvurulmalıdır.
- Arabuluculuk aşamasında taraflar anlaşamazsa dava açılabilir.
- Arabuluculuk tutanakları dava dosyasına eklenmelidir.
Arabuluculuk süreci, dava yükünü azaltmak ve daha hızlı çözüm sağlamak amacıyla uygulanır.
Kira Hukukunda Avukatın Rolü
Kira hukuku, sıkı şekil şartlarına, süre kurallarına ve teknik detaylara bağlıdır. Yanlış bir işlem, kiraya veren veya kiracı açısından ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle, kira hukuku uyuşmazlıklarında bir avukatın desteği son derece önemlidir.
Avukatın Görevleri
- Kira sözleşmesinin hazırlanması ve incelenmesi.
- Kira artış oranlarının hukuka uygunluğunun kontrolü.
- Tahliye davalarının açılması ve takibi.
- Kira tespit davalarının yürütülmesi.
- Depozito iadesine ilişkin uyuşmazlıkların çözümü.
- Arabuluculuk sürecinin yönetilmesi.
- İcra takibiyle tahliye işlemlerinin başlatılması.
- Mahkeme kararlarına karşı istinaf ve temyiz başvurularının yapılması.
Avukatın Önemi
- Kira bedelinin eksik ödenmesi veya fazla talep edilmesi gibi durumlarda hak kaybı yaşanmasını önler.
- Tahliye süreçlerini hızlandırır ve usul hatalarını engeller.
- Tapuya şerh, ihtiyati tedbir gibi hukuki işlemleri doğru yönetir.
- Özellikle ticari kiralamalarda, yüksek meblağlı kayıpların önüne geçer.
Avukatın kira hukuku alanındaki uzmanlığı, hem kiraya veren hem de kiracı için en büyük güvencedir.
Kira Hukuku Alanında Verdiğimiz Hizmetler
Vinçoğlu Hukuk Bürosu olarak kira hukuku alanında, müvekkillerimizin hem kiraya veren hem de kiracı tarafında tüm haklarını korumak için kapsamlı hukuki hizmetler sunmaktayız. Hizmetlerimiz şunlardır:
- Kira sözleşmelerinin hazırlanması ve revizesi.
- Kira artış oranlarının kontrolü ve hukuki danışmanlık.
- Tahliye davalarının yürütülmesi.
- Kira alacaklarının icra takibi yoluyla tahsili.
- Depozito iadesine ilişkin hukuki işlemler.
- Kira tespit ve uyarlama davalarının açılması ve yürütülmesi.
- Arabuluculuk süreçlerinin yönetilmesi.
- Mahkeme ve icra işlemleri ile temyiz süreçlerinin takibi.
Vinçoğlu Hukuk Bürosu olarak amacımız, kira hukuku alanında tarafların hak kaybı yaşamadan hukuki süreçlerini güvenle yürütmelerini sağlamaktır.
Sıkça Sorulan Sorular – Kira Hukuku
- Kira sözleşmesi yazılı mı olmalı?
Hayır, kira sözleşmesi sözlü de yapılabilir. Ancak yazılı sözleşme delil kolaylığı sağlar ve her zaman önerilir.
- Kira artışı her yıl serbestçe yapılabilir mi?
Hayır. Konut ve işyeri kiralarında artış oranı, TÜFE 12 aylık ortalamasını geçemez.
- Tahliye taahhütnamesi nasıl geçerli olur?
Kira sözleşmesinden sonra, belirli bir tarih belirtilerek ve kiracının el yazısıyla düzenlenmelidir.
- Kiracı kira bedelini ödemezse ne olur?
Kiraya veren iki haklı ihtar göndererek veya icra takibi başlatarak tahliye isteyebilir.
- Kira tespit davası ne zaman açılabilir?
Beş yıl dolduktan sonra, yeni kira döneminden önce açılabilir.
- Depozito ne zaman iade edilir?
Kiralananda zarar yoksa, sözleşme bitiminden itibaren 3 ay içinde iade edilir.
- Arabuluculuk zorunlu mu?
Evet. Tahliye, kira tespiti ve alacak davalarında önce arabulucuya başvurmak şarttır.
- Kiraya veren kiracıyı istediği zaman çıkarabilir mi?
Hayır. Ancak kanunda belirtilen tahliye nedenleri varsa çıkarabilir.
- Ecrimisil nedir?
Kiralananı haksız işgal eden kişiden talep edilen tazminattır.
- Avukat tutmak zorunlu mu?
Zorunlu değildir. Ancak kira hukuku teknik bir alan olduğundan, avukatla çalışmak hak kayıplarını önler.